Ozonterapi

Ozon, 3 oksijen atomunun bir araya gelmesiyle oluşan kararsız bir moleküldür. Daha çok atmosfer tabakasındaki görevi ile tanıdığımız ozonun aslında biyolojik olarak faydasının göz ardı edilmiş olduğunu var sayabiliriz. Ancak ozon tedavi edici özelliği ile yaşamda önemli bir yere sahiptir. Uzay ve özellikle de güneşten gelen zararlı ışınların yeryüzüne inmemesi için kalkan görevi görmektedir. Tarihte geçmişe gidildiğinde ozon için "Tanrı'nın nefesi" ifadesinin kullanıldığını görürüz. Ozonoterapi yani medikal ozon nedir? Ozonoterapi, aktif oksijen moleküllerinin kullanılmasıyla yapılan iyileştirici tedavilerdir. Medikal ozon %5 ozon ve %95 oksijen karışımından oluşmaktadır. Buradan hareketle de oksijenin varlığı da önemlidir diyebiliriz. Sağlıklı hücreler yaşam fonksiyonları için oksijene ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle de vücutta oksijen mekanizması önem arz etmektedir. Bu yüzden , oksijen eksikliğine neden olan faktörleri saymak bize tedaviyi anlamamızda yardımcı olacaktır:
– Yaşam biçimi
– Sigara
– Alkol
– Yaşlanma
– Damar tıkanıklıkları
– Hava kirliliği
– Diyabet
– Kalp ve akciğer hastalıkları
– Damar sertliği gibi nedenler vücutta oksijen mekanizmasını azaltan ve etkileyen nedenlerdir.

Ozon tedavisinin yararları nelerdir?
­ Doku ve hücrelerin oksijenlenmesini arttırır.
­ Oksijen eksikliğini gidermekte etkilidir.
­ Bağışıklık sistemini güçlendirir.
­ Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için kansere ve enfeksiyona karşı direnci arttırır.
­ Kan dolaşımını düzenler ve bu nedenle de tansiyonun düzenlenmesinin sağlar
­ Sağlıklı bir uyku sağlar.
­ Ağrılarda azalma sağlar.
­ Yorgunluk ve stres azaltıcıdır.
­ Hücrelerin ATP yani enerji üretimini arttırır.
­ Radyoterapi ve Kemoterapinin zararlı etkilerini en az seviyeye indirger.
­ Karaciğer metabolizmasını etkileyerek zararlı maddelerin atılımında yardımcı olur.
­ Alerjik hastalıklarda tedavi edici etkisi vardır.
­ Anti­aging özelliği barındırır.
­ Yara ve yanık tedavilerinde iyileşme.

Kimlere uygulanabilir?
– Ağrı şikayetleri olanlarda.
– Stres ve uykusuzluk çekenlerde.
– Kanser riski taşıyanlarda.
– Alerjik bünyelerde.
– Yorgunluk şikayeti olanlarda.